Urla / Bademler

   

                                                                  URLA

                                         TARİHÇESİ ve ADINI NEREDEN ALDIĞI

        İzmir'in 38 km batısında,kendi adını taşıyan Yarımada'nın merkezindeki eski bir yerleşim yeridir.

  Urla'nın tarihi antik çağlara dayanır.Bu dönemde sırasıyla Büyük Selçukluların,Anadolu Beyliklerinin,Anadolu Selçuklularının ve Osmanlı İmparatorluğunun hakimiyeti devam etmiş.Birinci Dünya Savaşı sırasında 3 yıl işgal altında kalarak 12 Eylül 1922'de Türkiye Cumhuriyetinin idaresine kavuşmuştur.

   Urla ilçesinin ismini nereden aldığına dair çeşitli rivayetler bulunmaktadır.Halk dilinde Latince ve Rumca bataklık-sazlık anlamına gelen "Vurla" kelimesinden ve Osmanlı padişahı Mehmet Çelebi'nin komutanlarından İbrahim Bey sefere çıkarken kendisine "uğurola" "Uğurlu geldi" demesinden üretildiği söylenmektedir.Ayrıca Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde şehrin Kıdafe Kralının  kızı "Ulice" tarafından kurulduğu ve şehre "Urli" adının verildiği zamanla halk dilinde değişerek "Urla" dendiği yazılmaktadır.

 

                                                            BADEMLER KÖYÜ

 

      Bademler, Güzelbahçe’den başlayıp Seferihisar’a doğru uzanan geniş koridorun ortalarında, İzmir’e 35, Seferihisar’a ve Urla’ya 9’ar km. uzaklıkta bir köy. Bademler insanının 1820’li yıllara değin bu yörede göçebe yaşadığı ve tahtacılıkla geçindiği biliniyor. Çevre köyler için tekne, tokaç, dibek ve benzeri eşya yaptıkları, semer ağacı kestikleri ve tahta biçtikleri anlaşılıyor. Zamanla kimi dış etkenlerin de zoruyla göçebeliği bırakıp yerleşik düzene geçmeye başlıyor.Başlangıçta 12 kıl çadırla 3 evden ibaretmiş.Yakın çevresinde bulunan bir kaç Badem ağacından dolayı buranın adı BADEMLER diye anılır olmuş.

  Bademler halkı geçimini tütüncülükten sağlarken susuzluğun ve büyük bir emekle yetiştirdikleri tütünün para etmemesinden dolayı Bademler halkı 1962 yılında bir Kalkınma kooperatifi kurmuş.Kooperatifin kuruluşundan sonra geçim kaynakları çiçekçilik olmuştur.
 
    Bademler Köyü temizliği ile de dikkat çeken bir köy. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 2012’de yaptığı bir yarışma sonucu Türkiye’nin en temiz köyü seçildi.
 
  Bademler, ülkemizde tiyatrosu olan ilk ve tek köy. Köye tiyatro sevgisini öğretmen olarak atanan Mustafa Anarat  aşılamış. Anarat köylülere müsamereler oynatmış ve böylece köylüyü tiyatro sevdası sarmış. Daha İzmir’de Devlet Tiyatrosu yokken Bademler’de tiyatro oyunları sahnelenmiş. 1933 yılından günümüze kadar her yıl Bademler’de bir yada iki oyun oynanmış. Anarat’ın yetiştirdiği öğrenciler köyün aydınlanmasında da büyük rol oynamış.
 
1963 yılında Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödülü kazanan Susuz Yaz filmi de Bademler’de çekilmiş. Necati Cumalı’nın aynı adlı romanından uyarlanan film, Bademler insanının dramını beyazperdeye aktarmış ve Metin Erksan’ın yönettiği,  Hülya Koçyiğit, Ulvi Doğan ve Erol Taş’ın başrollerini oynadığı filmin yardımcı oyuncuları ve figüranları Bademler halkından oluşmuştur.
 
   Bademler Köyü'nde  birlik beraberlik,kadın-erkek eşitliği, misafirperverlik ve temizlik önceliklidir.